Cumhuriyet gazetesi, gazeteyi yok etmek isteyen bir grubun işgali altında.
Öyle ki, Atatürk’e ve onun devrimlerine karşı saldırıda, ihanette adeta her gün yeni bir rekor denemesi yapıyor Cumhuriyet gazetesi.

Gelin, sadece 20 Mart – 2 Nisan 2015 tarihleri arasındaki “bazı” günlerinden “yansıtılmaya çalışılanlar” üzerinden ne mesaj vermek istediklerini anlamaya çalışalım, “Bu Cumhuriyet kaçıncı Cumhuriyet?” sorusunu sorarak, sordurarak.





20 Mart 2015.

Gazetede “konuk yazar” sıfatıyla HDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder yazı yazdı. Hem de İlhan Selçuk’un “Tehlikenin farkında mısınız?” söylemiyle alay edercesine “Umudun farkında mısınız?” başlığıyla. [9] [10]



22 Mart 2015.
Can Dündar, yazısında bebek katili Apo’yu mitolojik bir figür haline getiriyor:
“Bu Nevruz, önceki yıllardan daha büyük kalabalık var Diyarbakır’da…
Önceki yıllardan daha az Türkçe var.
Önceki yıllardan daha çok umut ve özgüven var.
On binlerce insan, mart yağmuru altında, ellerinde saçı ağarmış fotoğrafını taşıdıkları adamın yeni mesajını bekliyor. [11]



28 Mart 2015
Manşet: “HDP’den korkuyoruz” [12]
“Necdet Özel ‘ROJAVA’ya geçti” [13]
Manşette de olduğu gibi, Cüneyt Arcayürek’in yazısında da “AKP’yi tek başına iktidar yapmamak için HDP barajı geçmeli” mesajı var. [14]



29 Mart 2015:
Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bahsederken kullanılan manşet: “Cumhuriyetin, ‘kimliğini’ cezalandırdığı, aynı anda var ettiği adamın öyküsü.” [15]
Aynı gün çıkan kitap ekindeki “Diyarbakır: Slogan atıyor duvarlar hem Kürtçe hem Türkçe” başlıklı sayfalarda “PKK, YDG-H, Komutan Agit” gibi duvar yazılarıyla alenen terör örgütü propagandası yapılması, bunun “Kürt Siyasi Hareketi” olarak tanımlanarak meşrulaştırılması. [16][17]

30 Mart 2015:
Atatürk düşmanlığı ile bilinen Nuray Mert gazetede yazmaya başladı.

31 Mart 2015:
Hikmet Çetinkaya’nın yazı başlığı: “CHP’nin Adayları, HDP’nin Gücü” olan yazısı.
Yazıda geçen cümle aynen şöyle:
“Eh bu arada HDP, daha demokrat, özgürlükçü bir siyaset izlemeli, derin milliyetçiliğin bir başka türü olan ırkçılığı çağrıştıran söylemlerden kaçınmalı, emek-sermaye çelişkisini unutmamalı!” [18]

(Sanki HDP bir noktadan yönetilmiyormuş, söylem değiştirmekle her şey değişebiliyormuş gibi temennide bulunulmuş!)



CHP ön seçim sonuçları hakkında gazetenin kullandığı başlık: “Yeni CHP mayası tuttu”. [19]

Kılıçdaroğlu’nun eşiyle yapılan röportajda öne çıkartılan kısım: “Homurdananlar partide olmasın”.
Ayrıca röportajdan bir kısım: “Evet, mağaraya zehirli gaz atıldı, insanlar yakıldı. Hiç unutamam, seksenlerinde bir DERSİMLİ, ‘Ben çocuklarıma yaşadıklarımı daha anlatamadım’ demişti.”[20]
Bir sonraki sayfadaki alt başlık: “Lice’de yüzleşme zamanı”. [21]

1 Nisan 2015:
Manşetten “İyi ki doğdun Yılmaz” başlığıyla Yılmaz Güney doğum günü kutlaması. [22]

2 Nisan 2015:
Atatürk ve Kemalizm düşmanlığı ile bilinen Ahmet İnsel gazetede yazmaya başladı.
Aynı tarihte gazeteyle verilen kitap ekindeki Tuğçe Tatari röportajının başlığı, “Kürt sorununa kalbinden bakmak istedim”.
(Aynı röportajda PKK’lılardan “gerilla” olarak bahsediliyor.)

Röportajdan bazı kısımlar:

Soru: Tarihte isyan, devrim ve Kürtler nasıl bir ilişki içerisinde?
Yanıt: (…) Dayatılanlara başkaldırmak ve aslında bu başkaldırıya MECBUR EDİLDİKLERİ İNKAR EDİLEMEZ BİR GERÇEK olarak da çıkıyor karşımıza.

Soru: Kürt Halkı GERİLLAya nasıl bakıyor?

Yanıt: (…) büyük bir bölümü özellikle politize Kürtler gerillaya saygı duyuyor. Zaten dağlarda akrabaları, evlatları, eşleri olan insanlardan söz ediyoruz. Haliyle büyük bir gönül bağı var.
Soru: Türk-Kürt savaşının çıkış ve merkez noktasını “mecbur bırakılış” düzleminde yorumluyorsun.
Yanıt: Silahsız bir mücadele olarak başlamış bir hareket PKK. Ancak bir yerden sonra hak arayışının imkansızlaştığı, siyaset yapma olanağı olmadığı gibi asimilasyon, eziyet, ölümle burun buruna geçen yıllardan sonra silahlanma ve dağlarda GERİLLA mücadeleleri başlamış. Ben değil, onlar tarihlerine böyle not düşmüş. “Mecbur bırakılmasaydık bunlar olmazdı, ilk tercihimiz silah değildi” diyen onlar.

Soru: İnsanlar örgüte bir gün bir anda AYDINLANIP girmiyor kuşkusuz. Kitaptaki kişiler özelinde bunun yol hikayelerini okuyoruz.

Yanıt: Güneydoğu’da çocuklar bu AYDINLANMANIN içine doğuyor mecburen diyelim. Abileri, babaları, çok sevdikleri büyükleri birer kahraman gibi köylerini, evlerini veya tüm Kürtleri korumak adına dağa çıkıyor. (…)
“(…) Ama tek bir nokta var; kadınlar çok bilinçli. Meseleyi sahiplenici ve cesur bir tutum içerisindeler”
“Bu mücadelenin sürebilmesinde kadınların rolü çok büyük. Kürt kadınlarının desteği büyük.”[23]

Bu röportajda -üstünün kapatılmasına dahi gerek duyulmayan- bir propaganda söz konusu.


Röportajı okuyunca, aynı gazetenin yazarıyken öldürülen Uğur Mumcu’yu belki de ölüme götüren 7 Ocak 1993 tarihli yazısının son kısmı geliyor aklıma:


“İlgi belli…

İlişki de belli…
Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?
Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?”[24]

Ve tam o günlerde, yine röportajda güzellenmeye çalışılan terör örgütünün yayın organında Uğur Mumcu’yu hedef alan şu sözler:

“Herkes maskesini çıkarsın, yoksa yüzlerindeki maskeleri biz yırtacağız. Biz yırtmasak bile Kürt halkının dinamiği yırtacak. Herkesin notu, karnesi belli olmuştur. Kürt düşmanlığı yapmamak bile bir namus ölçüsüdür.” [25]

***


Bir yandan sözde “AKP’nin iktidar olamaması” adına bizzat manşetten pompalanan “HDP barajı geçmeli” algısı, öte yandan partinin dağ kadrosunu gerillalaştırarak(!) “özgürleştiren”, “meşrulaştıran” dağın yazar kadrosu.


Bunları okurken kendisini Ahmet Taner Kışlalı’nın, Uğur Mumcu’nun, İlhan Selçuk’un yerine koymaya cesareti olan var mı?


İhanet nefes alıyor, yürüyor, yer yer maske takma gereği duymuyor.


Bizlerse, izinde yürüdüğümüz aydınların üzerine basarak yükselmeye çalışan “işgal ordularını” afişe etmeye ve rahatsız etmeye devam ediyoruz, edeceğiz de.


[Cumhuriyet Gazetesinde olanlara tepkinizi göstermek için:
http://imza.la/cumhuriyet-yonetimi-istifa ]

Çağdaş BAYRAKTAR
5 Mayıs 2015

DİPÇE

[9]
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/232703/Umudun_farkinda_misiniz_.html
[10] http://www.demokrathaber.net/images/haberler/sirri_sureyya_onder_den_cumhuriyet_e_ters_baslik_umudun_farkinda_misiniz_h46469_70cf9.jpg
[11] http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/233629/Erdogan__Dolmabahce_Mutabakatina_da_Karsi.html
[12] http://resim.ihlassondakika.com/Gazete/28.03.2015/cumhuriyet_280315.jpeg
[13] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/237925/Ozel_Rojava_ya_gecti.html
[14] http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/238019/Secim_Olasiliklari.html
[15] http://www.cumhuriyetarsivi.com/katalog/192/sayfa/2015/3/29/7.xhtml
[16] http://www.cumhuriyet.com.tr/foto/foto_galeri/253671/1/Konusmuyor_slogan_atiyor_duvarlar._Hem_Kurtce__hem_Turkce.html
[17] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/sokak/253677/Konusmuyor_slogan_atiyor_duvarlar._Hem_Kurtce__hem_Turkce.html
[18] http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/239711/CHP_nin_Adaylari__HDP_nin_Gucu_.html
[19] http://www.cumhuriyetarsivi.com/katalog/192/sayfa/2015/3/31/7.xhtml
[20] http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/239601/Selvi_Kilicdaroglu__Homurdananlar_partide_olmasin.html
[21] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/239671/Lice_de_22_yil_sonra_yuzlesme_zamani.html
[22] http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/240416/iyi_ki_dogdun_Yilmaz.html
[23] Cumhuriyet Kitap, Sayı 1311, sf 16-17
[24] http://www.guncelmeydan.com/pano/ugur-mumcu-nun-bombalanmasina-neden-olan-yazi-israfil-kumbasar-t29126.html
[25] Güldal Mumcu – İçimden Geçen Zaman, (2012) – Özgür Gündem Gazetesi (1992)

Paylaş
Önceki İçerikBir Kumpas Şehidi Murat Özenalp
Sonraki İçerikDenizlerin Dalgasında Boğmalı, Emperyalizmi ve Uzantılarını!

Çağdaş Bayraktar 1986 yılında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Tarım Ekonomisi bölümünü bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Lisans eğitimi süresince 5 yıl boyunca ilk üyelikten başkanlığına kadar Çukurova Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nin her kademesinde görev aldı.

Bu dönem içerisinde dava arkadaşları ile birlikte “Kemalizm”in yerel ve ulusal ölçekte ADK/T’ler nezdinde kurumsallaşması, yaygınlaşması ve bağımsız kalması adına yoğun çaba gösterdi
Öğrenimi müddetince okulun Türk Sanat Müziği korosunda aktif çalıştı.

2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte “Vardiya Bizde Adana”nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu.

Karşı ve Yurt gazetesinin olmak üzere bir çok internet sitesi ve yerel gazetelerde yazıları yayınlandı.

Milli Mücadele döneminde kurulan ve “Kemalizmin İleri Karakolu” unvanıyla onurlandırılan Yeni Adana gazetesinde yazıları yayınlandı. Ayrıca aynı gazetenin Genç Yeni Adana ekinin kurucu editörlüğünü ve başyazarlığını yaptı. 27 sayı yayınlanan Genç Yeni Adana’daki yazarların bir çoğunun yazarlığa adım atmasında ve gelişmesinde öncülük etti.

Eski Vatan, yeni Aydınlık yazarı Mustafa Mutlu’nun resmi sosyal medya sayfalarının kurucu editörlüğünü yaptı.

Genç Yeni Adana’daki yazar kadrosunun büyük bölümüyle beraber Üçüncü Yol’u kurdu.

Bununla beraber Metin Aydoğan, Sinan Meydan ve Banu Avar gibi değerli aydınların ve de yine Üçüncü Yol yazarlarından Erhan Sandıkçı’nın da içinde bulunduğu partilerüstü Milli İrade Birliği platformunun yazar kadrosunda bulunmakta.

Milli İrade Birliği’nin “Milli İrade Nedir?” ve Mustafa Mutlu’nun “Dön Kardeşim” kitaplarında yazıları yayınlandı.

Yazarlık dışında kitap editörlüğü de yapan yazar tarih, müzik, felsefe, edebiyat, sanat, spor ve sosyoloji alanlarıyla ilgilenmektedir.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın