#BenimİçinUğurMumcu

Benim için Uğur Mumcu demek, kendi deyimiyle “Milliyetçilik sınavını” geçmiş aydın demektir.

Onunla ve sözleriyle ilk tanıştığımda 13-14 yaşlarımdaydım sanırım. Köyde bir akraba ziyaretindeydik. Kuzenim diyebileceğim bir ağabeyimin arka arkaya çalan Burçak Tarlası türküsüyle şenlenmiş odasında, Uğur Mumcu‘nun büyük bir fotoğrafı asılıydı. Hemen altında el yazısıyla “Vurulduk ey halkım, unutma bizi!” yazıyordu. O günden sonra sık sık onun yazılarından haberdar oldum. Neden ve nasıl bir suikasta kurban gittiğini öğrendiğimde ise mücadele şekli değişmişti benim için.

En ilgimi çeken yazıları milliyetçilik, Atatürkçülük ve ulusal bağımsızlığımız üzerine yazdığı yazılardı.

Neydi Uğur Mumcu’ya göre milliyetçilik?

Kendisi veriyor cevabı:

“Cumhuriyetimiz, emperyalizme karşı verilen silahlı bir savaş sonunda kurulmuştur. Bu yüzden, devletin temelinde antiemperyalist bilinç yatmaktadır. Atatürk milliyetçiliği de bu düşünceden kaynaklanmaktadır.”

Mumcu’nun milliyetçilik anlayışı bizlere gösteriyor ki; emperyalizme ve kapitalizme karşı mücadele vermeden, milliyetçilik sınavı geçilemez.

Ona göre, ulusal bağımsızlığın sürdürülebilir olması için ekonomik özgürlük şarttır. Ve bu ekonomik özgürlük emperyalizme göre değil emperyalizme rağmen sağlanmalıdır.

Yaşadığı süre boyunca hayatını bu mücadeleye adamış olan Mumcu, milliyetçi görünüp halkı sömürmeye çalışan güruhların maskesini de sık sık düşürmüştür. Milliyetçiliği yabancı şirketlerin avukatlığı sananlara, “Bu ne biçim milliyetçiliktir ki, devletin öz kaynaklarını yabancıların elinden alıp millileştirmek isteyenlere karşı yabancı şirket avukatlığını üstlenir?!.. Milliyetçiliğin, böylesine “kökü dışarıda” olanına, ne ad takmak gerekir acaba?” diye tepki göstermiştir.

Şimdilerde hepimiz birer “milliyetçilik sınavı” veriyoruz.

Sormamız gereken soru belli:

“Emperyalizmle ve kapitalizmle ne kadar mücadele ediyoruz?”

Bu sorunun cevabı, kurucu ideolojiye ve ulusal değerlere bağlılığının da bir nevi karnesi olacaktır.

Kemalizmi ve ulusal bağımsızlık felsefesini hayatının merkezine koyan, halkın gerçek aydını, hocamız Uğur Mumcu’yu ölümünün 23. yıl
dönümünde, saygıyla anıyoruz.

Son olarak onun kulaklarımızdan hiç silinmeyen konuşmasıyla bitirelim.

“Kendisine Atatürkçüyüm diyen insan:

Madde 1: Emperyalizme ve kapitalizme karşı koyar.

Madde 2: Uşak olmaz. Ne Amerika’ya, ne Sovyetler’e, ne Çin’e, ne Avrupa’ya, uşak olmaz, uşak!

Madde 3: Kuvâ-yı Milliye ruhuna sahip olur, emperyalizme ve kapitalizme karşı halkı örgütler. Ve başı dimdik olur. Tam bağımsızlık ilkesinden bahseder. Atatürk ilkeleri için inkılâp demez devrim der devrim!”

Mehmet Anıl Parlak
24 Ocak 2016

#SahteAtatürkçülük

Paylaş
Önceki İçerik“Kır Çiçekleri”
Sonraki İçerik“Liberal Çiftlik”

23 Eylül 1990’da Mersin’de doğdu. İlköğretimini tamamladıktan sonra lise öğrenimini İngilizce ağırlıklı bir lisede bitirdi. Çukurova Üniversitesi Matematik Bölümünü tamamladıktan sonra pedagojik formasyon alarak öğretmenlik hayatına başladı.

Milli Mücadele döneminde kurulan Yeni Adana Gazetesinin Genç Yeni Adana bölümünde yazıları yayımlandı. 2013 yılında kendisi gibi öğrenci olan arkadaşlarıyla birlikte “Vardiya Bizde Adana”nın kurulmasına öncülük etti. Haftalarca süren Sessiz Çığlık eylemlerinde hukuku savundu. 2014 yılında yayın hayatına başlayan Üçüncü Yol’un kurucularındandır.

Hayattaki en büyük hedefi, ulusuna bağlı nesiller yetiştirmek…

Bir Cevap Yazın